T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Konya Müftülüğü

16.07.2020

Poçanoğlu'ndan 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü mesajı

İslam’ın nuru ile bizleri cehaletin dalaletin kör ve karanlık çukurlarına labirentlerine düşmekten koruyan ve her türlü noksanlıktan münezzeh olan Rabbime hamd ediyorum.. Allah dan başka ilah olmadığına, O’nun eşinin ve benzerinin olmadığına, O’nun her türlü kemal sıfatıyla muttasıl olduğuna şahitlik ediyorum. Muhammed(sav) in Allah’ın kulu, Resulü, Habibi, velisi olduğuna sadık  ve emin olduğuna, Alemlere rahmet olarak gönderildiğine şahitlik ediyorum. Salat-u selam tahiyyat-u ikram Rasulullah Efendimize, O’nun âli ve ashabı üzerine olsun.

Şehitlerimizi, Bedir’in Uhud’un şehitlerini, İstanbul’un fatihlerini, Çanakkalenin şehitlerini, 15 temmuzun şehitlerini ve bu meydanın şehidi akıncıların şehidi, abdest alırken şehid olan Hasan Sürel’i rahmetle ve hürmetle anıyorum.

 Din-i İslam vatan ve millet yolunda canından malından vazgeçerek vatanımızı işgal etmeye, milletimizi yok etmeye kasteden ihanet çetesi Fetö karşısında bayrağı ve devletine sahip çıkarak; Hürriyet, irade ve bekasına yönelik ihanet kalkışmasına karşı hiç tereddüt etmeden silahlara göğsünü siper ederek tankların önüne atılan din-ü devlet Mülk-ü Millet için canını feda eden aziz şehitleri rahmetle, gazilerimizi şükranla anarak sözlerime başlıyorum.

Allah’ın  insanlar için seçtiği din-i mübin-i İslam, dünyanın çehresini değiştirerek ortaya çıkışından kısa bir süre sonra dünyanın her köşesine ulaşan adaleti, hukuku, bilimi, sanatı ve güzel ahlakı ve her türlü güzelliği, güzel giyinmeyi, güzel konuşmayı, güzel kokuyu, güzel söz söylemeyi ve bütün güzellikleri içeren bir medeniyet kurmuştur. Bu büyük medeniyet bir çınar ağacına benzer; Kökü İman Gövdesi İbadet Dalları ilim Meyvesi Güzel Ahlak olan Ulu bir  çınar ağacı gibidir.

Allah’ın dininde yalnız bir ve ekber olan Allah’a ibadet, dolaylı bile olsa Allaha şirk koşmamak imanın temelidir.

Allah’ın dininde insanlar hür, şerefli, temiz ve günahsız olarak doğarlar ve bu dine ram olan bir toplumda yalnız Allah Zül Celalin hakimiyeti mevz-u bahis olur. Böylece insan kula kulluk etmekten kurtularak Allaha Kul olur ve hakiki hürriyetine kavuşur.

 Allah’ın insanlar için seçtiği din her fert için hürriyet, her fert için haysiyyet ve şeref esasına dayanır. Kula kulluk edilen yerde ne haysiyyetin ne şerefin ne de hürriyetin adından söz edilir.

Allah’ın dini Rabbine bağlı Müslüman bir cemiyet oluşturur. Dünya ile ahiret fert ile toplum arasındaki ilişkiyi bir muvazene, itidal ve akl-ı selim ekseninde inşa eder.

Allah’ın dini bir denge; dini, bir denge medeniyetidir, bir hayat nizamıdır. Sosyal hayat ile dinimiz İslam, canlı bir organizma gibi bağ kurar. Din için hayatı, hayat için dini görmemezlikten gelmez. Bu cemiyette en büyük değer insanın insanlığıdır, meziyetleridir, ahlakıdır. İnsanı köle olmaktan, şehvetin nefsin ya da hainlerin  Allah ile din ile kandırıp da vatana ihanet edenlerin kölesi olmaktan kurtarmaktır.

Bu dinin temel davası Allaha teslim olmak, Resulune itaat etmektir. Allah ve Rasulun her şeyin üstünde tutmaktır. Allah ve Rasulunun önüne geçmemek, kendisi geçmediği gibi başkasını da geçirtmemektir.

Bu dinin metodu ciddiyet ve pratikliktir. Allahın dini insanın bütün ihtiyaçlarını karşılayacak kudrete sahiptir. O öyle bir dindir ki insanın mallını canını aklını namusunu evladını dinini korur ve kimseye peşkeş çekmez, çekilmesine de asla müsaade etmez.

Allahın dini bir hukuk dinidir; Haklar en ince teferruatına kadar sayılmış tadat edilmiştir. Orada şehvetine kapılmış insanların peşini, şehvetle takip etmek ve bu ilahi hukuku yok saymak demektir. Küçük ve hastalıklı insanlara büyük değerler atfetmek bu yüce dini bilmemektir, anlayamamaktır. Sırat-ı mustakîm’i,insanın aklını ve kalbini böyle bir adama işgal ettirmek ya da işgal edebileceğini zannetmek, böyle bir kanaate sahip olmak, cehaletin aptallığın ta kendisidir.

Yüce Rabbimiz Kur’anı Kerimde ‘’Ey İnsanlar Allah'ın Vadi haktır, dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın aldatanlar, sizi Allah ile aldatmasın.’’ Buyurur. Hiçbir şahıs söz söylemenin şehvetiyle Hablullah ve habl-ü metin olan Allah'ın kitabının önüne geçmez geçemez .

Rasülullah efendimizin bizlere bıraktığı muhteşem bir sünnet var O’nun bizim için üsve-i hasene olan muhteşem bir hayatı var, Allah'ın bize verdiği bir akıl var bir kalp var. İslam dini bugün doğmadı 14 asırlık bir medeniyet, bir tecrübe var.

El-i sünnet ve’l cemaat dediğimiz bir yol var. İslam dünyasını hariciler, Haşhaşiler, kendi ideoloji ve emellerini İslam ile eşleştirenler tarihte büyük cinayetlerle bu ümmete, İslam dünyasına zulm etmişlerdir, bu ümmeti kafirler karşısında güçsüz bırakmışlardır, kafirlerin saldırılarına açık ve teşne hale getirmişlerdir.

Bir sır Cemiyeti bir barış ve diyalog hareketi gibi kendilerini göstererek, bu milletin parasıyla bu milletin evladını haramlardan koruma iddiasıyla bu millete bu ümmete düşman, Anaya babaya akrabaya komşuya düşman; caniler yetiştirmişlerdir. Zekatı hasenatı infakı himmeti kurbanı iliklerine kadar sömürmek suretiyle fakir fukaranın hakkını gasp ederek millete silah çekmişlerdir. Bu milletin zenginliğini, bu milletin düşmanlarına peşkeş çekmişlerdir.

İnsan fıtratına uymayan İslam ahlakına uymayan barış ve ahlak iddiaları her zaman yeryüzünün en büyük zalimlerini ve katillerini yetiştirmiştir. 15 Temmuz da şunu gördük ki muhabbet Fedaileri yetiştirme iddiasında olanlar husumet Fedaileri, cinayet fedaileri yetiştirmişlerdir. Bu hakikati yıllardır İmam Hatip Liseleri ilahiyat fakülteleri Diyanet İşleri Başkanlığı, İlim ve irfan mektepleri ,medreselerimiz her fırsatta söylemiş maalesef bu sesler hep kısılmış kısık bırakılmıştır. Kendilerine sulh, barış, diyalog hareketi diyenlerin; bozguncular bağiyler azgınlar caniler olduğu, hastalıklı bir ruha sahip oldukları, hatta küresel bir fesat hareketi ile karşı karşıya olduğumuzu apaçık ortaya koymuşlardır.

Bu kurşunları sıkanlar bombaları atanlar 80 milyon milletimize Kurşun sıkmışlar, 250 den fazla Can’a kıymışlar, 2196 millet evladını tanklarla uçaklarla tepelemeye kalkmışlar ve yaralamışlardır. Din görünümlü olan bu akıl almaz caniliğin adı zındıklıktır. Emniyetçiyi röntgenci, Hakimi Savcıyı iğdiş, imamı komplocu, öğretmeni soru çalan haline getirmişlerdir. İslam ümmetine ,Mazlum milletlere Kurşun çıkmışlardır. Tarih boyunca mazlumların umudu olmuş bu milleti umut olmaktan çıkarıp belini kırmak istemişlerdir. Milletimizin süfli emelleri için tarihten silecek bir katliama tabi tutmak istemişler, millete suikast düzenlemişlerdir. İzanlarını, akıllarını, kalplerini kiraya verenler bu hastalıklı adama kendilerini işgal ettirmişlerdir.

“Ve mekeru ve mekerallah vallahu hayrul makirin.”Onların bir tuzağı varsa Cenabı Hakk’ın da tuzakları bozan gücü ve kudreti vardır. Bütün sistematiğini tuzak, kumpas, röntgencilik üzerine kuran alil akılların başarılı olması Sünnetullah’a aykırıdır.

Bu sebeple sakın üzülmeyin ama gevşemeyin de, sağduyunuzu kaybetmeyin, durumdan vazife çıkaran provokatörler karşısında uyanık olun, gün birlik olma günüdür. Birbirimize sahip çıkma, birbirimizi imar etme, gönülleri onarma günüdür. Unutmayın! Pişman olmuş fetöcü yoktur, fırsat bulamamaış fetöcü vardır. Unutmayın! Vatan haini daima vatan hainidir.

Allah ve Resul'ünün yolunda mü’min, muvahhitleri, Allah yolunda Bu millet ve bu Ümmet için çalışacak yiğitleri yetiştirmek için sorumluluk alma günüdür, vebalimizi başkalarının sırtına yüklemeden hepimiz anneler babalar olarak birlikte çalışma günüdür. Rasullah Efendimizin “Ya Rabbi Kalplerimizi birleştir” duasıyla dua ediyor ve bu millet direnerek ve şehitler vererek asaletini ve yüceliğini ispat etmiştir tekrar kazanmıştır diyorum. İnanıyorsanız siz üstünsünüz ayeti kerimesi bugün tezahür etmiştir. Şehitlerimizi rahmetle, Cumhurbaşkanımızı saygıyla ve muhabbetle, Hükümetimizi ve sizleri hürmetle Selamlıyorum. Allah'a emanet olun. 

 

Ahmet POÇANOĞLU
   Konya İl Müftüsü